Tüm rehber yazıları

Kimlik· 5 dk. okuma

Almanya'da ikinci kuşak — neyi koruyalım, neyi bırakalım?

İkinci kuşağın kendine ait bir hikâyesi vardır: Burada doğdu ya da küçük yaşta geldi, iki dil arasında yaşıyor, iki 'ev' versiyonunu tanıyor. Bu hikâyeler çoğunlukla 'olağan' sayıldığı için kaybolur gider — ama değiller.

Birinci nesilden farkı nedir?

Birinci neslin net bir göç anlatısı vardır: oradan buraya. İkinci neslin ise daha ince bir şeyi vardır: her gün dengelenen iki kimlik. Bu da bir hikâyedir — ve anlatılmaya değer.

İkinci kuşağa sorular

  • Farklı olduğunu ilk ne zaman fark ettin?
  • Evde hangi dil konuşulurdu, okulda hangi dil?
  • Alman arkadaşlarına Türkiye hakkında ne anlattın?
  • Türkiye'deki aileye Almanya hakkında ne anlattın?
  • Hangi geleneği benimsedi, hangisini bıraktın?
  • Çocuklarının çocukluğun hakkında ne bilmesini istersin?

Görünmez çeviri emeği

İkinci neslin pek çoğu yıllarca anne-baba ile kurumlar arasında, büyükler ile kardeşler arasında çeviri yaptı. Bu emek görünmezdir — ama şekillendirici olmuştur. Bir sesli mesajı, bir girdiyi, kendine ait bir anıyı hak eder.

İki memleket, parçalanmış değil

İkinci nesil zaman zaman 'iki sandalye arasında' olarak tanımlanır. Bu başka bir neslin bakışı. Bugün için şöyle denebilir: iki sandalye, ikisi de benim. Bu bakış, hikâyeni nasıl anlattığını değiştirir — ve çocuklarının onu nasıl duyduğunu.

Kendi aile hatıranızı kaydetmeye hazır mısınız?

Üç ücretsiz soru — kredi kartı yok, hesap şifresi yok.